Sunday, December 10, 2006

cdlerde kayboldum, eski resimler, anılar, sözcükler derken nerdeyse gün bitti:) Aslında iyi geldi yeni yıl öncesi. Bir yandan da sevgili çeviri ödevimi yapıyorum. Yarın iki sınav var bu demekki sabaha kadar buralarda bir yerlerdeyim. Şu fotoğraf arşivinden neler öğrendim: uzun ve koyu saç daha iyi duruyor bende. -aslında amaç şu ana kadar sahip olduğum farklı saçları toparlamaktı ama başka yerlere kaydım.
Little Miss Sunshine'ı izleyen var mı?
Bu hafta sonunda Science of Sleep izleyebilmeyi umuyorum. Mümkünse aksilik olmasın!!
aklımda daha çok şey var yazacak...

3 comments:

simon le mon said...

Little Miss Sunshine'ı seyrettim. Hoş. Özellikle seyrederken. Sonradan.. neyse, seyret, gerisini sonra yazayım.

lizzle said...

bulursam seyredebilirim:)

simon said...

tamam, o zaman rahatlıkla söyleyebilirim. birçok hoş, sevimli doğu avrupa komedisi seyretmiş biri olarak pek özel bulmadım. tanıdık, biraz da apartma bir mizah. çok sahici durmuyor. ve yakın dönem gerçekçi ingiliz komedileri yanında (mesela Full Monty, Billy Elliott) sönük kalıyor bence.
diğer yandan, dediğim gibi, seyrederken hoş.