Saturday, December 22, 2007

aralık 21

en kısa gün, en uzun gece!
10 gün kaldı senenin tamamlanmasına.
little miss sunshine, bir film daha -cnbc-e-
bol bol bossa nova,o rahatlatan, dans ettiren güzel ritmler
yıl sonu cdsi hazırlığı:) hala kararsızım, fransızca şarkılarla başlamıştık ama...

Friday, December 21, 2007

eflatun


teşekürler:)
yazı kısmı daha sonra, tarifler dünyasında kayboldum:)

Monday, December 10, 2007


yakında.
şimdi de olabilirdi ama.
herşey çok farklı. Değişim hep var belki ama bu kadar mı. Evet belki. Bu kadar oluyor. Açık olmalı?
Salı günü o kadar çok şey değiştiki. Devam edicek.
Merdivenlerde kahramanlarımdan birini görmek güzeldi, benzer düşüncelere sahip olduğumun farkına varmak. Ne kadar özlediğimi anlamak o şehri.
Bunların dışında bir adam: yapabileceğime, hayallerin gerçek olacağına inandıran.
:)
devamı yakında!!
fotoğraf: Bilsar Ceren Oykut

Monday, August 06, 2007

nefes

Herşeyin nefeste bittiğine inanlardanım. Bugün iyileşirim, yarın düzelirim derken dönülmez bir noktaya geldim. Tam dönecekken belki de. Çok kırıldığım üzüldüğüm bir yaz dönemi geçirdim. Bunun çeşitli fiziksel etkileri de oldu: kulak iltihabı sandığım kulak ağrısı-aslında başka bir sebebi vamış- ya da başka problemler. Kısaca zor ve bıktırıcı bir döneme dönüşmek üzereydi ilk gitme kararımı aldığımda. Gitmeme rağmen bazı açılardan da dönüştü.
"Dost hiçbir gizemin ardına sığınmadan yanında yüreğinizi açtığınız kişidir. İnsan doktorun yanında fiziki yönden ne hissederse dostunun yanında da duygusal açıdan öyle hisseder. Nasıl doktor sizi yargılamadan, hakkınızda hüküm üretmeden, sadece hasta olan organınıza odaklanır ve sadece onu iyileştirmeyi düşünürse; dost da sıkıntınız, derdiniz, ayıbınız, vukuatınız, kabahatiniz, hatta suçunuz karşısında sadece onunla nasıl baş edebileceğinizi düşünür." Devamı için: http://www.yenibiris.com/CareerSupport/DisplayArticle.aspx?vID=8149§ionID=9
Buna benzer düşünceye sahipken yaşadıklarım daha farklıydı. Yine biraz güçlenip, kendime gelip ayağa kalkarım derken bir haber, herşeyden vazgeçiren. Ya da gözlerimi açan. Bu blog? bitti, yine bir bienal zamanı..

Tuesday, July 17, 2007

greyfurt

Sabahın ilk ışıkları: lal
heykel okusaydım en çok "tunç'la" mı çalışırdım?
moda yönetimi? -kesinlikle hayır.
küçük bi özet: artık bilgisayarım, internetim yok-iş hariç- olucak ama zaman lazım, acele etmek istemiyorum-çıldırsam da- bu özellikle emaillerde azalmaya yol açabilir.
Herkes tatil hazırlığı yapıp yayılırken biz de yoğunluk var.!!
Bunun dışında ciddi diş problemleri-boş kalmıyım diye-
bu arada telefonum da bozuldu, ama onu kısa sürede halledicem, mesela bugün:)

Thursday, June 14, 2007

ben bu şarkıyı sana yazdım*

Sabah...yeşil çay bişili..ilaçlar..ve müzik..ofiste kimse yok çok güzel oluyor:)
haftasonu istanbul..program karışık yine.
Assos
Ayvalık
Bozcaada
Alaçatı
Venedik?
gün boyu "aspiration" ı dinlesem?
başlıyor..

Tuesday, June 12, 2007

mabet ağacı..mabet ağacı özlü çay?
zombi ve labirent.
Alışılmışı greyfurtla tatlandır.
simit!simit!
yaramaz oyuncu kurnaz çocuklar.
Sangria!!
-pembe tüylü dinozar nerde?
*masal gibi kadın
deneysel?

Sunday, May 27, 2007

kozmik kahvaltı*(acik radyo)

Hope there is someone..
kahvaltı: çay ve tost-domatesli biberli-
ve gazeteler-aslında bi tanesi elle tutulur, diğerleri nette hep.
GÜNAYDIN:)

Sunday, May 20, 2007

biraz da kare..




www.saturnocontro.com

*uyku zamanı..

lalala la lalala la

Dün Cumalıkızık: Fatma teyze, evinde fotoğraf çekmemize izin verdi, dolma yapma niyetim olmasa da asma yaprağı aldım. Şimdi ne yapsam diye kara kara düşünüyorum-anneanneme mi göndersem- Melikeyle tanıştım. Eğlenceli kahvaltı, tatlı çocuklar.
Sonrasında güzel bir kahve molası ya da buluşması-Gül, Burcu, Hera ve ben-
sonrası daha da güzel. O çok beğendiğim türbe/eski mezarlık civarında kahve ve güzel bir "sohbet" Bir tane daha şövalye ile tanışmış oldum:)

Bugüne gelince: sonunda Saturno Contro...ne desem yetmez, gözlerim şişti, zaten dün alerji olmuştum iyice kaydım, ağladım ve ağladım.
Sonra aldığım "bir kaç" fotoğraftan birinden çok etkilendim. Yazılarsa..biraz daha ağladım.

Sunday, May 13, 2007

birşeyler başlıyor..

Anneler günü..özel bir kaç kişiyle konuşmak, annem dışında onlarında anneler gününü kutlamak. Arzu-çok güçlü bir ilham perisidir- kendisini Bodrumda buldum:) Gül, kuzin.. Tekrardan anneler gününüz kutlu olsun.
aktivite: öğle yemeği-düşündüğümden daha eğlenceliydi!!!- Sadece yer seçimlerine daha dikkat etmeli burda.
yepyeni bir dünya sanaki her an. O kadar güzel o kadar büyülüki..Abartıyor muyum? Hayır abartmıyorum:) Herşey daha da güzel olucak.
*Bizanssiyya..+ilham+
ve daha birçok böyle güzel kitap ve yazı...
iki küçük not:
-çay partisi?
-lordum gözlükleriniz gerçekten çok güzel.
ps:birazdan uyku diyarı!

anneler günü.pazar.güneş

hareketli ve yoğun. eğlenceli ve hüzünlü.
bu kadar mı? Değil ama çoğu anılarımda, tekrar hatırladığım bazı anlarda gizli. Cuma günü çıkışta Gül'ün beni alması..
Long espresso ve latte arası hikayeleri limonlu cheesecakele bölen bir zaman dilimi. Bu kocaman dilimde mumlardan yanık kokularına, fotoğraf kağıdının dokununca ürperten hissine kadar.
Yarım kalan cümleler bir yerlerde devam ediyor.
Çok güzel bir fotoğraf, resimli mesaj vardı dün gece: gözlükler çok yakışmış!!!!!!
fransızca bir şarkıyla başlıyor bugün.. Charles Aznavour'dan...

Friday, May 11, 2007

vega

çok eskilerden bir şarkı:
"koltuğuna senin kıvrılıp, hayalinle uyumuşumcamlar açık kalmış, ürperirken sabah olmuş uyan dedi bir ses, "uyan,o burada"uyandım, aradım, bulamadım"
daha yeni zamanlara doğru:
"hafif müzik dinleyelim mi bu akşamki yarın hafif meşrep olalımki yarın kolay olsunhadi kutla ve bırakhadi kutla ve bitirbu aşkı ardından az az kutlamamız gerekirhadi ağla ve bırakhadi ağla ve bitirbu aşkı ardından az az unutmamız gerekirgökyüzünden dünyayamuhakkaktan rüyayatemize çektim bizim içinbir bir sil baştan herşeyihafif müzik dinleyelim mi bu akşamki yarın hafif meşrep olalımki yarın kolay olsun"
tama tunc kızma daha düzgün birşeyler yazıcam...:)
bu akşamsa şebnem ferah varmış:)

Sunday, May 06, 2007

uyku zamanı*

uyuma zamanı
çılgın yoğun bir haftasonu
ilk kez okuduğum bir astroloji falı çıktı..
bakalım..
"akıllanmışsın sen" dedi, belki bugün biraz daha.

* sabaha kadar makina izlersen böle olur işte...

baküs


bir de fotoğraf ekliyim dedim. Makina başladııı...Ama yorgunum aslında. Bakalım.

Saturday, May 05, 2007

Baküs

kendini keşfet.
herşeyin temelinde bu söz olması, özellikle bu aralar bu kadar sık tekrarlanması ilginç!?
Şarap dünyası çok keyifli sıcacık gülümseyen bir dünya.
10 şişe vardı, keşfedilmeye çalışılan.
En azından kapıları arandı, küçücük bir aralık bile olsa.
Şarap yapımı konusunda cesaretlendim.
Uzun uzun yazılan bir mektup.
Çılgınca bağırarak arabada şarkı söylemek, hem de KD..."belki haberin yooooook,.." sonra şarkı çalışmaz..diper şarkı...hemen "sen benim başıma gelen..." "Aşk tanrısıyla dans ettim dün" bu da yeter di mi? evet değiştirelim..narsist şarkı vardı hani? aaaa evet.."gidince anlıyorum,..." "adı lazım değil, baş harfi ben""festival gibisin" sonrasında neye geçtik?
"Slow down your time will comeIf not tonight surely by the dawnTake it like a man...The strange face of love" -Gül'ün favori şarkısı-
sonra komik bir kahve içme macerası!!

şarap

Ve sonunda işte bugün...şarap eğitimi, teme şarap eğitimi, çok ama çok heyecan verici.
İlginç rüyalar gördüm..Corpse Bride'i izledim bir süre. Tim Burton. Ne desem boş.

Thursday, May 03, 2007

baküs..

[ buraya şirin bir Budhha fotoğrafı yerleştirebilirsiniz ]
arabian mocha java: bu kahve benim için çok özeldir. İlk kez tadışım, muhteşem bir insan ve mantıklı kararlarımın temeli, kaynağı.
Bugün yüce insanlardan gidicez zaten..
Yepyeni olan kafeden almaki ordakilerin o taze enerjileri de muhteşemdi.
Sonrasında üzücü ama iyiye hizmet eden telefon görüşmeleri yapılmış olsa da..
Dün de uzun bir süre özliceğim "yüce" "Buddha" ile konuştum..iyiki aradın:)
Yarın cumaaaaaaaa!
Şimdi Baküs'e dair bir tadım daha...

Tuesday, May 01, 2007

fur

Kuzin iyiki verdi bu filmi bana ve izledim ve izledim ve izledim.. Bazı detaylar o kadar tanıdık o kadar özeldiki..

Friday, April 27, 2007

bahar geliyor, yaz geliyor

yenilik: koskocaman bir cici!!!
ama konu bu değil..
haftasonu bol bol eski de olsa sound of violence- cassius dinleyiniz..
Bahar coşkusu

ps:haftasonu internetim yok!!

Wednesday, April 25, 2007

Monday, April 23, 2007

23 nisan kutlu olsun


dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne

allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar

oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında

dünyayı çocuklara verelim

kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi

hiç değilse bir günlüğüne doysunlar

bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı

çocuklar dünyayı alacak elimizden

ölümsüz ağaçlar dikecekler

NH

Tuesday, April 17, 2007

kapı


güzel bir proje için kapı fotoğrafları, resimleri daha doğrusu kapılarla ilgili görsel verilere ihtiyacım var. Duyurulur! Aklınıza gelen, gördüğünüz..her türlü link vs kabulümdür:)
teşekkürler

Sunday, April 15, 2007

Saturday, April 14, 2007

beklenen şarkı


Sabah gazeteler bile gelmeden uyanınca..trt-1de..kahve eşliğinde.Gözyaşı ve hayranlık.
Birazdan labirente gidiyorum.Sonra yine oturumlar vs.

Thursday, April 12, 2007

yağmur bulutu


arşivden bir cd seç..şu an ne hissediyorsan onu ifade eden..bu..yağamayan yağmur bulutu gibi..arayamıyorum da çünkü yok kelimeler..olamıcak belki? olmaması daha iyi ya da.
Istanbul olmamasında varmış birşeyler işte..
Ama çok yakında..-arzu!-
Bjork için teşekkürler "mi". Sen de olmasan..:P
Aklıma takılan biri var, geçmişten..Çok fazla anı saçıldı bir anda.."bana herşey seni hatırlatıyor" aslında bizi demek daha doğru sanırım.Ne çok proje varmış..ve eğlence..

Tuesday, April 10, 2007

istek

Leonard Cohen / Suzanne..kaybetmişim..olan birisi varsa link ya da emailime gönderebilir mi?

Thursday, April 05, 2007

a la recherche du temps perdu*

par Sylvie Fleury
*sadece Proust'un adı geçsin istedim.

17 dakikalığına gittim, döneceğim. Email ve telefonla ulaşabilirsiniz.



Tuesday, April 03, 2007

ekmek, sünger

Ekmek çizmek düşündüğüm kadar kötü değil hatta eğlenceli bile. Bir de müzik seçim değişikliği eklenince.
Vodka çok büyük bir macera yaşadı. Umarım sonrası daha güzel olur.
23 nisan hayali gerçekleşiyor sanırım, şşşşşşş daha gizli, olmadan söylemek yok.
Bu ekmeği Dali çizmiş 1926da.

Sunday, April 01, 2007

4-5 arası yatıp 7.45te kalkmak çok sevimli değil..
kahvenin bitmek üzere olmasıysa..
ekmek çizmeliyim, ama istemiyorum.
Yani tamam çizmeliyim ama daha keyifli olması gerekmez mi?
-bana bir kahve!

Saturday, March 31, 2007

yağmuru beklerken

by Veronica P
çikolatalı garip kekler..-pişirme şeklini ve kalıbı değiştirdim de- Babamın getirdiği sürpriz..Birazdan Bursa'daki atölye arayışına devam...

ama öncesinde-dün birşeyler karalamıştım-:
Güzel bir portakallı çay vardı kuzinin verdiği..-rüyamdaydı-
Hastalanma öncesi kırgınlık/kırıklık kısmındayım.Kahve uzun zamandır bu kadar keyifli olmamıştı-eriyen, filtre ve türk- hepsinin yeri, paylaşımı, eğlencesi ve şamatası ayrı.
Son gün cuma, bu hafta yoğundu.
ilham..!yeni resim/atölye adayları..
http://www.uva.co.uk/ göz atmaya değer:)
Cocorosie dinlemeyi özlemişim, by your side özellikle. Ama onu kaydettiğim yeri bulamıyorum-cdlerden birinde olmalı-Sadece iki satırdan bu şarkıya olan bağlılık:"I'd wear your black eyes,Bake you apple pies"
Bir yerlere gitmek istiyorum ama bir ay sonra çok yoğun bir program beni bekliyormuş.
Vanilya çayı korkunç oldu. neden? neden? belki su yeterince sıcak değildi ya da bendeki keyifsizlik-virüslere bağlı-the science of sleep..rüyalar.
Uyumak, uykuyu paylaşabilir misiniz? Aslında yanlış oldu. Kimle beraber uyumayı seçersiniz ya da birisiyle beraber uyuyabilir misiniz? Ya da kimle beraber uyumak isterdiniz?*
Çamur olsa...ama her yer batardı. -seramik-Odamla beraber küçük bir çalışma alanına da ihtiyacım var.
fotoğraf makinesi hayalleri.
*Bu sorunun cevaplarını email olarak ta alabilirim;)

Thursday, March 29, 2007

let me paint this picture for you, baby you spend your nights alone and he never comes home and every time you call him all you get's a busy tone i heard you found out that he's doing to you what you did to me ain't that the way it goes you cheated girl my heart bleeds girl so it goes without saying that you left me feeling hurt just a classic case a scenario tale as old as time girl you got what you deserved and now you want somebody to cure the lonely nights you wish you had somebody that could come and make it right but girl i ain't somebody with a lot of sympathy you'll see

kesinlikle çok çocuksu bir tarafı var...

Wednesday, March 21, 2007

ekinoks


ılık hava, aşk mevsimi..
yenilikler, yaşam arzusu. Büyülü herşey. Yavrular, filizler:)
Kapadokya'da şarap hayalleri..
Resim dersi, sergi fikirleri. 3 olduk. Worms'ta ben yokken dördüncü seviyeye kadar gelmişler.
Eti burçak ve tatlımsak köpüklü eriyen kahve.
Yakında başlayacak dersler yenilikler.
Heyecanla beklediğim Küba müzikleri.
Her ekinoks denişinde ilkokul geliyor aklıma.
İçimdeki o kocaman çizim isteği.
Mutluluk baloncukları-içleri dolu hepsinin-
Kuzin Betty B. olucakmış..
Evden çıktığım anda yüzüme çarpan o ılık/sıcak dalga.
Bakalım bugün neler getirecek:)

Tuesday, March 20, 2007

bahar bahar bahar

Yeninin, farklının peşine düşen yolcunun gittiği yerde misafir olduğu bir gerçek. Ama kendini oraya tam olarak 'bırakıyorsa'. Gerçek yolculuk, (seyahat) bilinmeze doğru merakla, keşfetme heyecanıyla kendine ait yeri terk edip başkasının yerine gidenin macerası.
Grand Tour artık çalıştığımdan, "zamansız" gördüğümden hoş bir fikir gibi gelmişti. Bu taraftan bakınca..
Karkasın ne olduğunu biliyorum! Ya sadece bir ünlemdi..
Sabah çok keyifli başladı, email trafiği, rom hayalleri, Hüsnü Ş. ve Candan E. dinleme isteği.
Bir de bolca güzel kahve, yumuşak-ılık hava.
Güzel haberler, Perihan Mağden'i okumak-okuyabilmek!
Hala Pierre Huyghe..bu da başka bir işi..
ps: belki haftasonu perilerle buluşacağız.

Wednesday, March 14, 2007

haritalandırma




+ Pierre Huyghe, yeni keşfettim sandım, ama daha önceki birkaç işini biliyormuşum..Oldum olası bebekler, kuklalar..vs
+ kıpkırmızı yanaklarla Justin Timberlake hayranlığımın haberini veriyim. Yakışır mı yakışmaz mı birşey diyemicem ama dinlemeyi sevdim.
+iş hayatı güzel. Karkas ne demek bilen var mı? mpm, ppm biliyorsunuzdur ama. Ve On attend la confirmation de...
+iş hayatı üzerine daha çok blog istiyorum:)
+ilk kez hafta sayılarını işimde kullanıyorum.
+Bursa'da hayat için daha çok öneri lütfen.
+Komik çikolata krizleri, yaşasın vişneler. Garip karışımlı kahveler..ve mutlaka türk kahvesi:)
Koyu hafif acı çaylar, vitamin ve bisküvi zamanları..
+ Heyecanla Simon'un dönmesini bekliyorum..Merak ediyorum neler olup neler bittiğini.








Tuesday, March 06, 2007

duygusal gelişim?*


neler diyorum ben? Ama bir bakıma bu yaşanan, yaşanmış olan.
Seni anlamasını istiyorsan, önce sen karşındakini anlıcaksın. Tamam. Ama karşımdakinin beni anlamasını beklememem de gerekirmiş galiba. Zaten dengesiz ve kaotik bir düzendi aklımdaki örnek.
daha çok detay olmaz daha.-daha kişisel ortamlarda belki-email, telefon konuşması, buluşma...vs--

Sunday, February 25, 2007

tatlı huzursuzluk*


*Sinan dedi böyle, ve doğru. bitter çikolata:) Bu benzetmene hayran olmuştum, çok çok çok sevmiştim.

Seninle konuşmak çok iyi geldi, teşekkürler:)

Artık Bursa'dayım..

daha çok yazmayı denicem, söz:)


Monday, February 12, 2007

yine lit* izledim

-ne yapıyorsun?
-haşlanmış papatya çayı!

*lost in translation

Friday, February 09, 2007

plaisir sucre*

*denenesi tarif:)
Dün..bir çok tat, eğlenceli, neşeli.
Yuzu limonları!!!
Birçok film izlemek istiyorum bugünlerde. Keşifler, hem bulunanlar hem de bulunamayanlar.
"inan, kaybet, inan, kırıl, kaybet, inan". Sessizliği bölme cesareti bazen çok şaşırtıcı olabilir.
transporter sans bouger
Kafası karışık kız aralıksızca yazmış ama sadece bir buçuk sayfa sürmüş yazılanlar. Tekrar okumaya korkmuş ilk zamanlarda. Sonra bir gün cesurca okumuş, ve gülümsemiş. Kendine, detayları ne kadar büyüttüğüne hayret etmiş.
masal gibi kadın
...

Wednesday, February 07, 2007

uzun uzun yazmıştım ama hepsi gitti...
belki daha geç bir saate..
belki de birazdan emin değilim..

Tuesday, February 06, 2007

Kevin Van Der Perren 2007 Euros EX

izlediğimde çok etkilenmiştim:)

kahve?

BRIDGET RILEY, BLAZE 4, 1963, Emulsion on board, 94,6x94,6 cm
Courtesy Karsten Schubert, London, copyright 2007 Bridget Riley. All rights reserved

Nereye? Hem çok dolu hem çok boş. Fikirler, planlar. Uçuşuyor. Kelebek misali-bunu ben mi dedim?-
Güneş geri geldi ama birazcık daha yağsaydı kar.
Bursa-İstanbul.
Masallarla dolu. Kahve molaları. yeni giyim tarzları. Bir çok karar-lar.
Alışverişten canı sıkılan varlık diye adlandırılmak. Dans eden lucca:P
Denizi özlemişim.
kitaplar mı? Hala Clarissa P. Estes. Ama tekliflere açığım:)
bir de ders notlarım var daha tam okumaya başlamadığım.
Jamie neden yok artık?



Wednesday, January 31, 2007

eskileri karıştırırken

Birtanecik kuzinim yazdıklarını okudum.. Sonra eski dergileri karıştırırken Emre Özgüder'i tekrar tekrar okumak çok güzeldi. Ekşi sözlükte de bunu buldum...
mutluluk satıyorum.
hesapsız, heyecanlı, hevesli satıyorum.
hırsız değilim;
ama çal-sat sayılır bu is.
hediye değil.
hibe hiç değil.
haz satıyorum hamur içinde.
mutluluk satıyorum.
çok kazançlı bir iş değil aslında; ama seviyorum bu isi.
çocukluk yorganım kadar seviyorum.
mutluluk satıyorum.
mutluluk arıyorum.
derdim çok kazanmak değil, biliyorum;
ama ihtiyacım var deli gibi gece üstü mü örtecek birini arıyorum.
mutluluk arıyorum.
mutluluk arıyorum.
hesaplaşmam gerekmeyecek birini, bana vereceği hevesi arıyorum.
askını saklamayacak birini arıyorum.
avucunda mutluluk olan birini arıyorum.
mutluluk arıyorum.
sağlam bir yer değil aradığım, korksam da gecelerimi yasayacağım birini birini arıyorum. geceleri benden su isteyecek birini
mutluluk arıyorum.
hatalarımı sevmesin, ama kızmasın;
ben aslında hala seni arıyorum.
lekesiz, temiz, beyaz bir yatak biliyorum.
mutluluk arıyorum.
mutluluk arıyorum.
yanından kaçmayacağım, korkup; ama saklanmayacağım birini arıyorum.
sobesi, ebesi olmayan acık bir cayır; biliyorum var, ardındayım, yakınındayım.
mutluluk arıyorum.
derdim çok kazanmak değil, biliyorum; ama ihtiyacım var deli gibi gece üstümü örtecek birini arıyorum.
mutluluk arıyorum.
mutluluk arıyorum. alıp satmaktan değil, ihtiyaçtan. çalıp kaçmaktan değil, delilikten hiç değil. bilmiyorum aslında neden?
ben sadece arıyorum, bulurum diye.
mutluluk arıyorum.
mutluluk satıyorum.
mutluluk arıyorum.
mutluluk satıyorum.
mutluluk arıyorum.
mutluluk arıyorum.
kefilsiz.
mutluluk arıyorum.
hak ettim. mutluluk arıyorum.
mutluluk satıyorum.
özür dilerim, ben sadece arıyorum.
ben aslında ne yaptığımı bilmiyorum.
korkuyorum.
bana mutluluk ver, istiyorum.
mutluluk arıyorum.
veren var mı diye sormadan.
okul tatilinde evde bekleyen,
sakız çiğneyen,
esmer on ikilik kız kadar, güzel sonbahar sabahları arıyorum.
mutluluk arıyorum.
artmaz, yetmez, kalmaz diye korkmadan;
çekirdeği ayıklanmış vişneden reçel,
kabak çiçeğinden aş, sıcak elleri olan aşk istiyorum.
neredesin?
dün vardın, neden yoksun?
bugün beni sever misin?
dua etmesem, özür dilemesem?
emre özgüder

Tuesday, January 30, 2007


dinletebilmek için iyi bir link bulamadım ama bugün benim için dinleyin Moon River'ı..Audrey Hepburn'den de dinleyin, Henry Mancini den de!

Wednesday, January 17, 2007

e2 de Stephen King uyarlaması William Hurt'un olduğu filmi izleyin.
benim yarın son final sınavım var, o yüzden uyku diyarlarına.

Saturday, January 06, 2007

"Cahillere özgü o arı cesarete ve kendi başına hiçbir şey elde etmediği, sahip olduğu her şey ona etrafındakiler tarafından bahşedildiği için, kaybettiklerinin de gene aynı kolaylıkla kendisine bir gün bir şekilde iade edileceğine dair bakir bir beklentiye sahipti."
Bit Palas - Elif Şafak

Monday, January 01, 2007

limandan

-kahvenin yanında brandi var mı?
-yok, biz kurabiye veriyoruz!