Saturday, March 31, 2007

yağmuru beklerken

by Veronica P
çikolatalı garip kekler..-pişirme şeklini ve kalıbı değiştirdim de- Babamın getirdiği sürpriz..Birazdan Bursa'daki atölye arayışına devam...

ama öncesinde-dün birşeyler karalamıştım-:
Güzel bir portakallı çay vardı kuzinin verdiği..-rüyamdaydı-
Hastalanma öncesi kırgınlık/kırıklık kısmındayım.Kahve uzun zamandır bu kadar keyifli olmamıştı-eriyen, filtre ve türk- hepsinin yeri, paylaşımı, eğlencesi ve şamatası ayrı.
Son gün cuma, bu hafta yoğundu.
ilham..!yeni resim/atölye adayları..
http://www.uva.co.uk/ göz atmaya değer:)
Cocorosie dinlemeyi özlemişim, by your side özellikle. Ama onu kaydettiğim yeri bulamıyorum-cdlerden birinde olmalı-Sadece iki satırdan bu şarkıya olan bağlılık:"I'd wear your black eyes,Bake you apple pies"
Bir yerlere gitmek istiyorum ama bir ay sonra çok yoğun bir program beni bekliyormuş.
Vanilya çayı korkunç oldu. neden? neden? belki su yeterince sıcak değildi ya da bendeki keyifsizlik-virüslere bağlı-the science of sleep..rüyalar.
Uyumak, uykuyu paylaşabilir misiniz? Aslında yanlış oldu. Kimle beraber uyumayı seçersiniz ya da birisiyle beraber uyuyabilir misiniz? Ya da kimle beraber uyumak isterdiniz?*
Çamur olsa...ama her yer batardı. -seramik-Odamla beraber küçük bir çalışma alanına da ihtiyacım var.
fotoğraf makinesi hayalleri.
*Bu sorunun cevaplarını email olarak ta alabilirim;)

Thursday, March 29, 2007

let me paint this picture for you, baby you spend your nights alone and he never comes home and every time you call him all you get's a busy tone i heard you found out that he's doing to you what you did to me ain't that the way it goes you cheated girl my heart bleeds girl so it goes without saying that you left me feeling hurt just a classic case a scenario tale as old as time girl you got what you deserved and now you want somebody to cure the lonely nights you wish you had somebody that could come and make it right but girl i ain't somebody with a lot of sympathy you'll see

kesinlikle çok çocuksu bir tarafı var...

Wednesday, March 21, 2007

ekinoks


ılık hava, aşk mevsimi..
yenilikler, yaşam arzusu. Büyülü herşey. Yavrular, filizler:)
Kapadokya'da şarap hayalleri..
Resim dersi, sergi fikirleri. 3 olduk. Worms'ta ben yokken dördüncü seviyeye kadar gelmişler.
Eti burçak ve tatlımsak köpüklü eriyen kahve.
Yakında başlayacak dersler yenilikler.
Heyecanla beklediğim Küba müzikleri.
Her ekinoks denişinde ilkokul geliyor aklıma.
İçimdeki o kocaman çizim isteği.
Mutluluk baloncukları-içleri dolu hepsinin-
Kuzin Betty B. olucakmış..
Evden çıktığım anda yüzüme çarpan o ılık/sıcak dalga.
Bakalım bugün neler getirecek:)

Tuesday, March 20, 2007

bahar bahar bahar

Yeninin, farklının peşine düşen yolcunun gittiği yerde misafir olduğu bir gerçek. Ama kendini oraya tam olarak 'bırakıyorsa'. Gerçek yolculuk, (seyahat) bilinmeze doğru merakla, keşfetme heyecanıyla kendine ait yeri terk edip başkasının yerine gidenin macerası.
Grand Tour artık çalıştığımdan, "zamansız" gördüğümden hoş bir fikir gibi gelmişti. Bu taraftan bakınca..
Karkasın ne olduğunu biliyorum! Ya sadece bir ünlemdi..
Sabah çok keyifli başladı, email trafiği, rom hayalleri, Hüsnü Ş. ve Candan E. dinleme isteği.
Bir de bolca güzel kahve, yumuşak-ılık hava.
Güzel haberler, Perihan Mağden'i okumak-okuyabilmek!
Hala Pierre Huyghe..bu da başka bir işi..
ps: belki haftasonu perilerle buluşacağız.

Wednesday, March 14, 2007

haritalandırma




+ Pierre Huyghe, yeni keşfettim sandım, ama daha önceki birkaç işini biliyormuşum..Oldum olası bebekler, kuklalar..vs
+ kıpkırmızı yanaklarla Justin Timberlake hayranlığımın haberini veriyim. Yakışır mı yakışmaz mı birşey diyemicem ama dinlemeyi sevdim.
+iş hayatı güzel. Karkas ne demek bilen var mı? mpm, ppm biliyorsunuzdur ama. Ve On attend la confirmation de...
+iş hayatı üzerine daha çok blog istiyorum:)
+ilk kez hafta sayılarını işimde kullanıyorum.
+Bursa'da hayat için daha çok öneri lütfen.
+Komik çikolata krizleri, yaşasın vişneler. Garip karışımlı kahveler..ve mutlaka türk kahvesi:)
Koyu hafif acı çaylar, vitamin ve bisküvi zamanları..
+ Heyecanla Simon'un dönmesini bekliyorum..Merak ediyorum neler olup neler bittiğini.








Tuesday, March 06, 2007

duygusal gelişim?*


neler diyorum ben? Ama bir bakıma bu yaşanan, yaşanmış olan.
Seni anlamasını istiyorsan, önce sen karşındakini anlıcaksın. Tamam. Ama karşımdakinin beni anlamasını beklememem de gerekirmiş galiba. Zaten dengesiz ve kaotik bir düzendi aklımdaki örnek.
daha çok detay olmaz daha.-daha kişisel ortamlarda belki-email, telefon konuşması, buluşma...vs--