Thursday, July 03, 2008

kritik anlar, ışık ve heyecan

herşeyden önce denizi bu kadar seviyor olman!
yanık/bronz tenin, burnun. O tatlı sigarayı içerken dalıp gitmen. Kendini fotoğraflarına adaman, her karenin hakkını vermen. Sevimli ama cool gülmen. İlk çekimde senin dilinde, benim aklımda kalan kelimeler, cümleler. O andan kaçarak uzaklaşıp, tekrar karşılaşmak.:)
Sensizlikte bileğimi burktum, acı. Gözlerim bile doluyordu bazen. Evet renkli bandaj bile yoktu. Parmaklarını elimin üzerinde gezdirmen, ve benim "tepegözdeki en güzel an slayt geçişi" gibi komik bir cümle sarf etmem. "neden?" "çünkü heyecan verici"
senin fotoğğraflarına bakmak, senin beğenmediklerini sana sevdirmek?
parmaklarımın küçük sevimli öpücüklerle canlanması, ama hala el figürlerini yapamam gibi. "daha çok öpücük o zaman" gökyüzündeki mavilik ve denizin büyüsü ve serinliğinin birleştiği yersin sen.
"kırmızı ojelerin, buğulu gözlerin" kritik anlar.
eski tozlu mekanlarda aynı anda burnumuzun tıkanması ve gülmekten hapşıramamak, hem gülüp hem hapşırmak.
Yollar farklı bebeğim deyip sigarandan bir nefes daha çekmen. heykellerin önünde buluşuruz.
bundan sonra adaya.

2 comments:

Anonymous said...

yeni bir aşk mı?
yoksa?
yok ya konuyu bilmesem allah birbirinize bağışlasın sizi derdim.
Tatlım bileğine üzüldüm ya, geçmiş olsun.
Biraz dinlen.
Çok özlicem seni
esra

kahin said...

yok Esracım ya nerde
sadece farklı bakış yönü araştırması
olaylar ne şekilde anlatılabilir?
iki arkadaş sevgili gibi gözükür mü vs..
ben de seni özlicem